Toplum ve Aile 3

Tanrı, kızlara, yani dişilere, doğuştan büyük merhametler ve olasılıklar vermiştir. Kadınlar doğum yapabilir, erkekler ise yapamaz. Bu biyolojik farklılıklar, kadınların vücudunda ve beyninde belirli değişikliklere neden olur. Kadınların beyinlerinin iki lobu birden çalışırken, erkekler genellikle sadece sol lobu kullanır. Yaşlılık döneminde bazı erkekler de iki beynini kullanabilir hale gelir, fakat kadınlar yaradılıştan itibaren bu yeteneğe sahiptirler.

Ergenlik çağında gençlerin duygusal ve fizyolojik değişimler yaşadığını biliyoruz. Örneğin, kızdıklarında derin nefes almayı ve birkaç bardak su içmeyi öneriyorum. Bu basit yöntemler, rahatsızlıklarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Kızlar, öğrenmeye ve eğitime erkeklerden daha fazla odaklanırlar. Erkekler ise daha kolay vazgeçebilirler. Ayrıca, erkekler olgunlaştıkça fiziksel olaylara daha fazla odaklanırken, kızlar bu tür düşüncelere daha uzak olabilirler.

Kadınlar, sevdikleri veya bağlandıkları kişiyi kolayca affedemezler. Bu durum, ekonomik bağımlılıkları nedeniyle devam eden ilişkilerde sorunlara yol açabilir. Kızlarımızın eğitimlerini tamamladıktan sonra toplumda aktif olmalarına izin vermeliyiz. Kendi namuslarını, iffetlerini ve şereflerini koruyabilecek kapasitededirler. Toplumun %80-90’ı erkeklerin yönetiminde olsa da, kadınlarımızın da iş gücüne katılması gerektiğini unutmamalıyız. Margaret Thatcher veya Almanya’yı 16 sene yöneten başbakan gibi örnekler, kadınların olaylara ciddi ve başarılı bir şekilde yaklaşabileceğini göstermektedir.

Kadınlarımıza imkan verdiğimizde, ülkemiz daha modern ve güzel bir geleceğe yelken açacaktır.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.