İnsanlar, hayvanlar, bitkiler ve tüm varlıklar hayat ve düzenin ayrılmaz parçalarıdır. Ne yazık ki, insan müdahalesi ve bilinçsizce tüketim doğanın dengesini bozuyor ve büyük tahribata yol açıyor. Doğanın eski düzenine kavuşması için insanların bilinçlenmesi şart. Bitkiler bu düzenin önemli bir parçası olup, genetik yapısına müdahale etmek ve doğal olmayan işlemlerle daha fazla verim almak gibi hırslar uzun vadede büyük zararlar getirir.
Bitkilerin yok olması sadece doğayı değil, doğrudan insan hayatını da etkiler. Bu nedenle bitki haklarını insan hakları olarak da görmek gerekir. Birçok farklı bitki türü aynı yağmurla sulanır ve doğanın mucizeleri olarak karşımıza çıkar. Bu durum, bilinçsiz tabiatın değil, Yüce Kudret’in eserleri olarak değerlendirilmelidir. Hadis-i Şeriflere göre, Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bitkilerin korunmasını ve çevrenin yeşillendirilmesini teşvik etmiştir. Öyle ki kıyamet kopacak olsa bile, bir fide dikmenin önemine vurgu yapmıştır.
Müslümanların diktiği ağaç veya bitkiden yenilen her şey sadaka olarak değerlendirilir. Yabani hayvanların, kuşların veya insanların bu bitkilerden faydalanması yine sadaka sayılır. Sonuç olarak, insanlar doyumsuz hırslarına yenilerek doğayı tahrip etmemelidir. Bugün yaptığımız tahribatın sonuçlarını gelecek nesillerimiz öder. Bu da gelecek nesillerin haklarını gasp etmek anlamına gelir.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

