Söz vermek, bir işi yapacağını taahhüt etmek demektir ve insanların güvenini kazanmak açısından son derece önemlidir. İnsanlar, başkalarının verdikleri sözleri yerine getirip getirmediklerine göre onları değerlendirirler. Söz, karşı tarafa verilen bir güvencedir ve bu güvenin boşa çıkartılması güveni sarsar, karşı tarafa büyük bir zarar verir.
Bir kişi eğer bir konuda söz vermek istemiyorsa, bunu açıkça belirtmeli ve yalancı bir söz vermemelidir. Verdiği sözü tutmak ise kişinin kendine ve başkalarına saygı duyduğunu gösterir. Yaptığınız şeyleri söylediğinizde, kendinizi güvenilir kılmış olursunuz. Ayrıca, yapamayacağınız şeylerden bahsetmek Allah katında çirkin bir davranış olarak nitelendirilir. Saf Suresi, 23. Ayette bunlar belirtilmiştir ve Allah, yemin ettikten sonra bu yemini bozmayı hoş görmez (Nahl Suresi, 91-92. Ayetler).
Hadis-i şeriflerde de belirtildiği üzere, münafıklığın alametlerinden biri söz verdiğinde sözünde durmamaktır. Hepimizin bildiği üzere, güvenilir ve itibarlı olmak, kişinin verdiği sözü tutmasına bağlıdır. Yalan söylemek ve verdiği sözü tutmamak, insanları aldatmak ve büyük bir insan hakkı ihlalidir. Yunus Emre de bu konuyu sözlerinde işlemiş ve doğru sözün önemini vurgulamıştır.
Sözün özü, insan verdiği sözü tutmalı, güvenilir ve itibarlı olmalıdır. Söz vermek ciddiye alınması gereken bir ahlaki sorumluluktur ve verilen sözleri yerine getirmemek hem güveni sarsar hem de insanları aldatmak anlamına gelir.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

