Programımızda, insanların mutluluğa ulaşma yollarını detaylandırdık. Herkesin farklı bir yolla mutlu olduğunu biliyoruz; kimisi başkalarına merhamet ederek, kimisi yardım ederek, kimisi para kazanarak, kimisi ise iktidar elde ederek mutlu oluyor. Ancak bu yolların her birinin sonunda gerçek mutluluğa ulaşılamayabilir.
Para kazanarak mutlu olduğunu düşünenler, kazandıkları paranın yükü altında ezilebiliyor ve sonunda bu parayı istediklerine veya istemediklerine bırakmak zorunda kalabiliyorlar. Para birçok zengin kişinin hayatını esir alıyor ve onların yüzlerinde mutluluk izlerine rastlanmıyor. Çünkü içlerinde sürekli korkular ve endişeler taşıyorlar.
Benzer şekilde, iktidar sahiplerine baktığımızda da onların yüzlerinde mutluluk izlerine rastlamak zor. Egolarını tatmin etmek için iktidara gelenler, ne kendilerini ne de başkalarını mutlu edebiliyor. Kendisi mutlu olamayan bir kişinin, başkalarını mutlu etmesi pek mümkün değil.
Bilimi kendine yol edinmiş kişiler, öğrendiklerini başkalarıyla paylaşmadığında, bu bilgiyle beraber mezara gidiyorlar. Halbuki öğrendiklerini başkalarına öğretmiş olsalar, onların mutluluğu da kalıcı olabilirdi.
Sonuç olarak, para, iktidar veya bilgi gibi faktörler, tek başına mutluluk getirmiyor. Bu üç yolda da mutluluk arayanlar, bu hedefe ulaşmakta zorluk çekiyor. Asıl mutluluğu, yaratılanları, yani insanları, hayvanları ve tüm canlıları severek bulmak mümkün. Bir hayvanı rahatsız etmemek, onu sevmek, hatta bir karıncayı incitmekten kaçınmak bile, içimizde büyüttüğümüz sevginin bir parçasıdır.
Sevgi verdiğimizde, kendimizi ve çevremizi rahatsız etmemiş oluyoruz ve bu sevgiyle hem biz hem de çevremizdekiler mutlu oluyor. Sizlere tavsiyem, ego ve mal biriktirme hırsı yerine, sevgiyi hayatınızın merkezine koyarak mutlu olmayı denemenizdir.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

