Zina ve fuhuş, insanın ırz, namus, ve şerefini ihlal eden, nesil ve nesebin güvenliğini tehdit eden ve hiçbir sağlıklı aklın kabul edemeyeceği ciddi hak ihlalleridir. Bu konular Kur’an ve Hz. Peygamber tarafından hadislerle düzenlenmiştir. İnsanlığa gönderilen İlahi dinler, özellikle İslam dini, insanı ve onun temel haklarını esas alarak 5 temel emniyeti teminat altına almıştır. Bunlar: can emniyeti, ırz, namus ve şeref emniyeti, mal emniyeti, nesil ve neseb emniyeti ve akıl emniyetidir.
İsra suresi, ayet 32’de “Zinaya yaklaşmayın; çünkü o hayasızlıktır, çok kötü bir yoldur” ifadesiyle zina ve zinaya götüren tutum ve davranışlardan uzak durulması gerektiği belirtilmiştir. Zira zina, insanın temiz fıtratına ve aklı selime aykırıdır. İslami kaynaklar, her Müslümanın cinsel ihtiyacını yalnızca eşiyle karşılaması gerektiğini kesin bir hüküm olarak belirlemiş, bu kurallarla çelişen davranışlar için ağır yaptırımlar öngörmüştür.
Konuyla ilgili Karacaoğlan’ın şu sözleri de manidardır: “Kalk gidelim buradan, Allah’ımız seni beni yaradan, sakın kendini haram ile zinadan, insanı insana düşman kılma.” Özetle, zina ve fuhuş insanın şeref ve haysiyetini ortadan kaldıran, insanı ve insanın değerlerini tahrip eden fiillerdir. Toplumlar, bu tür çirkinliklerden sakınarak nesep ve nesillerini, aile yapılarını ve iffetlerini koruyabilirler. Kişiler, kendilerine ve ailelerine yapılmasından hoşlanmayacakları şeyleri başkalarına yapmamalı, zinayı ve zinaya yaklaştırıcı her türlü durumu dışlamalıdır. Çünkü zina, hem bireysel hem de toplumsal açıdan çürütücü, vahim sonuçlar doğuran ve dünya hayatında da ebedi hayatta da utanç verici bir hak gaspıdır. Bu derece çirkin bir fiilin ve hak ihlalinin bedeli ise ağır olacaktır.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

