Faizcilik ve Toplumsal Tahribatı

Cemiyet hayatının düzgün, dengeli ve insanca yürüyebilmesi için, birçok ayet ve hadiste, kişinin emeği ve alın teriyle geçimini sağlaması teşvik edilmiştir. Bir topluluk içinde faizcilik serbest olduğunda, bunun zararı ve kötü etkileri sadece faizi alan ve verenle sınırlı kalmayıp, bütün topluluğun ekonomik, sosyal ve ahlakî hayatını etkilemiştir. Bu konu ile ilgili hadis-i şeriflerde, “Allah faizi yiyene, yedirene, senedi yazana lanet etsin” ve “Yedi helak edici şey vardır: şirk koşmak, büyü, cinayet, yetim malı yemek, görevden kaçmak, iffetli kadına iftira ve faiz yemek” denilmektedir. Faizle malını artırmaya çalışan hiç kimse yoktur ki, işinin sonu malının azalmasına sebep olmasın.

Toplum, çalışıp üreterek, sermayede karşılıklı borç alışverişinde yardımlaşarak, yetmediği yerde kanaat edip giderleri kısarak oluşturduğu ekonomik modelde daha rahat ve verimli bir hayata kavuşacaktır. Faiz ve tefecilik, maliyet enflasyonunu artıran ve paranın üretim faaliyetleri ve yatırıma yönelmesinin önündeki en önemli engellerdendir. Faizi ekonomik hayattan uzaklaştırmak, hem ekonomik hayatın hem de sosyal hayatın içini boşaltan bu illeti ortadan kaldırmak gerekir. İnsan hakkı açısından da faiz ve tefecilik yoluyla paradan para kazanmak yerine, üretimi teşvik ederek ve faizin maliyet üzerindeki olumsuz etkisini ortadan kaldırarak, maliyetlerin düşürülmesiyle ucuzluk sağlanmalı ve daha az parayla geçim imkanı temin edilmelidir. Artan üretimin istihdamı artırması ile de gelirlerin artması sağlanmalı ve netice olarak insanların faiz sarmalından kurtulması gerekir. Bunun yapılmaması, hem ferdi hem de toplumsal olarak ciddi bir insan hakkı ihlalidir. Allah ise kulunun hakkının gasp edilmesini sevmez ve bağışlamaz.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.