Enerji ve İnsan İlişkisi Üzerine Düşünceler
Değerli dostlar, bu yazımızda enerji ve insan ilişkisi üzerine önemli noktaları ele alacağız. İnsanların sadece fiziksel bedenlerinden ibaret olmadığını, ruhlarının da birer enerji kaynağı olduğunu unutmamak gerekiyor. Kendimizi nasıl enerjik hissettiğimiz, yaşamımıza nasıl enerji kattığımız, hayatımızın kalitesini doğrudan etkiliyor.
Öncelikle enerji kavramını daha iyi anlamak için bir hikaye üzerinden ilerleyelim. Bir adam, 80 yaşına gelene kadar “hiçbir şey” yapmadığını söyler. Ancak burada “hiç” kelimesi, gerçek anlamında yani yokluk anlamında kullanılmamıştır. Bu, içini negatif enerjiyle doldurmayan bir insanın aslında ne kadar büyük bir enerji potansiyeli taşıdığına bir işarettir. Tasavvuf felsefesine göre, içimizi temiz tuttuğumuzda, yani negatif enerjiyi dışarıda bıraktığımızda, pozitif enerji alıp verebilir hale geliriz.
Sema gösterisindeki dervişler gibi, bir elimizle gökten enerji alıp diğer elimizle yere vererek, enerjiyi iki yönlü kullanmayı öğrenmeliyiz. Negatif enerjiyi içimize kabul edersek, bu sadece bize zarar verir. Pozitif enerjiyi yaygınlaştırdığımızda ise, bu hem bize hem de çevremize olumlu etkiler yapar. Her insanın pozitif enerji yayarak başkalarını mutlu etme potansiyeli olduğuna inanıyorum.
Kendi yaşamımdan bir örnek vermek istiyorum. 2017 yılından sonra beynime negatif kelimeleri sokmamaya karar verdim. Sonuç olarak, sokakta yüzlerce insanın benimle selamlaştığını, gençlerin ve yaşlıların benimle fotoğraf çektirmek istediklerini görüyorum. Onları tanımıyor olsam da, aramızdaki enerji bağını hissediyorum.
Sizlerden de aynı şekilde pozitif enerji yaymanızı diliyorum. İnsanların sizi gördüklerinde, sizi kucaklayarak, endişesiz bir şekilde selamlamalarını sağlayabiliriz. Bu yazıyı burada sonlandırırken, bir sonraki programda görüşmek üzere diyorum.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

