Değerli izleyiciler, son programımızda uzak kızılötesi ışınlarının su ve meyveler üzerindeki etkilerinden bahsettik. Önceki programlarda kısaca değindiğimiz bu konuları şimdi daha derinlemesine ele alıyoruz. Uzak kızılötesi ışınlar, suyu arıtarak enerjisini artırır. Ancak, bu su şehirlerde borularla uzun mesafelere taşındığında, kızılötesi ışınların gücü azalır ve böylece su, enerjisini kaybeder.
Doğal olaylar, suyun enerjisini yeniden kazandırır. Yağmur ve kar sırasında hortumlar oluşur, suyun hafızası temizlenir ve enerji dolu hale gelir. Bu enerjili su, insan vücuduna alındığında doğal dengesini korur ve sağlığa faydalı olur.
Güneş enerjisinin meyveler üzerindeki etkisi de önemlidir. Kışın güneşte kurutulmuş meyveleri tercih ederiz çünkü bu meyveler, uzak kızılötesi ışınlara daha fazla maruz kalır. Bu ışınlar, hem yaşam kaynağıdır hem de kalbimiz, akciğerlerimiz ve diğer organlarımızı canlandırır, bağışıklık sistemimizi güçlendirir.
Kısacası, uzak kızılötesi ışınlarla zenginleştirilmiş su ve meyveler vücuda enerji verir, metabolizmayı hızlandırır ve kan dolaşımını artırarak genel sağlık durumumuzu iyileştirir. Bu nedenle, uzak kızılötesi ışınlardan mahrum kalmamak önemlidir.
Bir sonraki programımızda, biyofoton ışınlarına ve bunların yer küresi ve güneşten gelen etkilerine değineceğiz. Bizi izlediğiniz için teşekkür ederiz.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

