Deniz Suyundan Tatlı suya

Dünya yüzeyinin yaklaşık %75’i denizlerden oluşurken, geri kalan %25 ise tatlı sular ve karalarla kaplıdır. Denizlerin ve tatlı suların miktarları incelendiğinde, dünya genelindeki suların %97-98’inin deniz suyu, sadece %2’sinin tatlı su olduğu görülmektedir. Nehirler, göller, ırmaklar ve diğer tatlı su kaynaklarını düşündüğümüzde, bu miktarın aslında oldukça sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.

Son 50 yılda insanlık olarak büyük ilerlemeler kaydettik, ancak aynı zamanda doğaya ciddi zararlar verdik. Özellikle tatlı su kaynakları, bu dönemde önemli ölçüde azaldı. Geçmişte, 60-70 metre derinlikte tatlı suya ulaşmak mümkündü, ancak günümüzde bu derinlikler artmış durumda. Ülkeler arasındaki tatlı su dağılımına baktığımızda, kişi başına düşen tatlı su miktarının Türkiye’de yaklaşık 1350-1400 metreküp, İran’da 1150 metreküp ve bazı ülkelerde ise çok daha düşük seviyelerde olduğunu görüyoruz.

Tatlı suyun hayati önemi büyüktür, zira insan vücudu, ağaçlar ve tüm doğal yaşam için tatlı su gereklidir. Dolayısıyla, deniz suyundan tatlı su elde edebilmek önemli bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Deniz suyu, yaklaşık 80-90 yıldır tatlı suya dönüştürülerek kullanılmakta olsa da, bu alanda yeterli yatırımlar yapılmamıştır. Özellikle Türkiye ve İran gibi ülkeler, bu konuda yeterince çaba göstermemiştir ve daha fazla önem vermelidir.

Gelecekte su kıtlığı yaşamamak için bir an önce deniz suyunu tatlı suya dönüştürme yöntemlerine yatırım yapmamız gerekmektedir. Bir sonraki programda, bu konuda yapılması gereken yatırımlara ve alınması gereken önlemlere değineceğiz. İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.