Canlıları Korumak

Yaşadığımız dünyada, biz insanlar yalnız değiliz. Bu dünya, bitkiler, hayvanlar ve daha birçok varlıkla paylaştığımız bir evrendir. Her canlının belirli bir amacı vardır; ekosistemin dengesi ve devamlılığı için hayvanlar da büyük bir öneme sahiptir. Doğal denge bozulduğunda, aynen insan vücudundaki temel maddelerden biri eksildiğinde sağlığımızın tehlikeye girmesi gibi, tabiat da ciddi anlamda zarar görür.

Allah, dünyadaki her şeyi bir görevle yaratmış ve insanın emrine sunmuştur. İnsanlara emanet edilmiş olan bu varlıkların korunması ve yönetilmesi de insana düşer. Hayvan hakları, doğrudan insan yaşamına etki eden önemli bir meseledir ve bu nedenle de insan hakları kapsamında değerlendirilmelidir. İnsanlar, hayvanlara hor baktıklarında, onların yaratılış hikmetlerini de göz ardı ederler.

Kur’an-ı Kerim’de hayvanlar büyük bir değer taşır. Kur’an’da 6 surenin ismi hayvan isimlerindendir. Ayrıca Kur’an’ın en uzun suresinin adı “Bakara” yani inek anlamına gelir. Enam suresi 38. ayette ise Allah şöyle buyurur: “Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa, hepsi sizin gibi topluluklardır. Biz kitapta hiçbir şey eksik bırakmadık. Nihayet hepsi toplanıp rablerinin huzuruna getirileceklerdir.”

Peygamberimiz (sav) de, “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” buyurmuştur. Hayatımızı paylaştığımız hayvanlara, birer emanet oldukları bilinciyle davranmalıyız. Düzensiz kentleşme ve insan faaliyetleri, hayvanların yaşamını zorlaştırdı, doğal yaşam alanlarını yok etti. Betonların ortasında bir damla su bile bulamayan hayvanların bu durumunda insanların büyük bir rolü vardır. Kafamızın önüne koyacağımız bir tas su veya bir parça yiyecek, onlar için hayat kurtarıcı olabilir.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.