Biyofoton ve Biorezonansın Faydaları Üzerine
Değerli takipçilerimiz, son yazımızda doğadan gelen farklı ışınların, özellikle biyofotonların, sağlığımıza olan etkilerini ele aldık. Biyofoton, maddelerin ışık alması ve bu ışıklardan faydalanması konusunu kapsar ve bu bağlamda sağlığımız üzerinde büyük öneme sahiptir. Biyofoton ışınları vücudumuza yeterli seviyede ulaştığında, vücut kendi kendini dengeleme kapasitesine sahip olur. Bu süreçte biyofotonlar, migren gibi rahatsızlıklardan bağışıklık sistemine kadar birçok olumsuzluğa olumlu etki yapar.
Biyofotonlardan sonra, Biorezonans konusuna giriş yaptık. Biorezonans, vücudumuzdaki her hücrenin kendine özgü bir frekansta ses yaydığı prensibine dayanır. Vücudumuzda bulunan yaklaşık 37 trilyon hücrenin her biri, sağlıklı olduğu müddetçe belirli bir frekansta ses çıkarır. Biorezonans yöntemi, bu sesi dinleyerek vücudun sağlıklı olup olmadığını anlamamızı sağlar.
Son 40-50 yılda bilim dünyasında geliştirilmiş olan bu metod, vücudun doğal frekanslarının tespiti ve bu frekansların bozulduğu noktalarda yeniden düzenlenmesi prensibine dayanır. Eğer vücudumuzun doğal frekansını koruyabilirsek, biyorezonans sayesinde ilaçlara ihtiyaç duyulmadan vücudun kendini iyileştirmesi mümkün olabilir. Ancak ilaç endüstrisi bu yöntemlerin yaygınlaşmasına karşı direnç göstermektedir.
Bir sonraki yazımızda, biorezonansın daha derinlemesine detaylarını, meridyenleri ve aura konusunu ele alacağız. Hepinize sağlıklı, mutlu günler diliyoruz.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

