Akıl Etmez Misiniz

Önceki yazımızda Allah’a şükranlarımızı sunmanın gerekliliğine değinmiştik. Bu kez Kur’an-ı Kerim’de sıkça yer alan “”Akıl etmez misiniz, düşünmez misiniz?”” ifadelerinin önemini ele alacağız. Kur’an, bizlere sürekli olarak akıl etmemizi ve düşünmemizi öğütler. Sadece duyduklarımızı sorgulamadan kabul etmek yerine, kendi aklımızla analiz etmeli ve anlamalıyız.

Akıl ve düşünme süreci, doğruyla yanlışı ve faydalı olanla zararlı olanı ayırt etmemizi sağlar. Örneğin, hangi gıdaların zararlı olduğunu veya doğada dört mevsime nasıl uyum sağlayacağımızı düşündüğümüzde, kendimizi tehlikelerden koruma şansımız artar. Hızla araç kullanmamak gibi basit önlemler bile tehlikeleri önceden görerek onlardan kaçınma yeteneğimizi geliştirir.

Kur’an’da bize “”İkra”” yani “”Oku”” denmektedir; bu, sadece kitaptan okuma anlamında değil, düşünme ve akıl kullanma anlamındadır. Akıl etmeden ve tedbir almadan hareket etmek, sonuçlarını düşünmeden borçlanmak gibi hatalara yol açar. Kredi kartı borçları yüzünden birçok kişi sıkıntı yaşamaktadır. Eğer bu kişiler önceden tedbir alıp düşünselerdi, belki bugün borç içinde olmazlardı.

Yapmak istediğimiz şeylerin olası sonuçlarını değerlendirmeli ve gerektiğinde tedbir almalıyız. Bu tedbirlerden sonra tevekkül etmek, yani işi Allah’a bırakmak, huzur ve rahatlık getirir. Ancak dualarımızın anlamlı olması için önce düşünmeliyiz. İşimizi en iyi şekilde yapmalı, çalışmalı ve başkasına muhtaç olmadan yaşamayı öğrenmeliyiz. Kendi rızkımızı anlayıp kabul ettiğimizde, hiçbir sultana ya da başkasına muhtaç olmayız.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.