Kainatın milyarlarca bilinmezi arasında, yaşadığımız yerküre de aynı şekilde birçok bilinmeyenle doludur. Bu mucizelerden bir tanesi de suyun kendisidir. Su, hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır ve bazen “yaşam suyu” olarak adlandırılır. Doğaya baktığımızda, gezegenimizin dörtte üçü suyla kaplıdır ve aynı oran insanoğlu için de geçerlidir. İnsan vücudu da yüzde yetmiş oranında su içerir.
Suyun kimyasal formülü H2O’dur, yani iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşur. Hidrojen, yanıcı bir gazdır ve tarih boyunca hidrojen bombaları gibi yıkıcı amaçlarla kullanılmıştır. Oksijen ise kaynak makinelerinde yanıcı gaz olarak kullanılır. Ancak suya baktığımızda, bu yanıcı ve yakıcı gazlardan oluşan su, yaşam için vazgeçilmezdir. Bu durum, suyun içindeki elementlerin 3.000 derecelik ısıda birleşmesi sonucu oluşur. Bu birleşme, bizlere hayatı sunan mucizevi suyu meydana getirir.
Dünyadaki suyun büyük kısmı tuzlu su olup, tatlı su kaynakları oldukça sınırlıdır. Tatlı su kaynakları göller, nehirler ve çaylardır. Dünyada içilebilir tatlı su oranı yüzde 99.5 olup, bu miktar çok az, hatta yüzde 0,3 gibi bir orana denk gelmektedir. Dolayısıyla, su kaynaklarımızın korunması ve etkin kullanımı büyük önem taşımaktadır.
Gelecek yazılarda su ve insan sağlığı konularına daha derinlemesine değinecek ve bu kritik konuları ele alacağız. Şimdilik hoşçakalın; gelecek hafta görüşmek üzere.
Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.

