Eş ve Kadın Hakları

Aile, toplumun temel taşını oluşturur ve insan nesli, Hz. Adem ve Hz. Havva’dan itibaren bir erkek ve bir kadının birlikteliği ile devam etmiştir. Bu birliktelik, her dönemde ahlaki, hukuki, dini ve toplumsal kurallarla düzenlenmiştir. Her millet ve toplumda evlilik, bu kuralların sistemleşmiş halidir. Evlilikte, kadının kocası üzerinde kocanın da hanımı üzerinde hakları vardır. Kadının kocası üzerindeki hakları, onunla iyi geçinmek, nafakasını temin etmek, onu koruyup gözetmek ve sadakat göstermektir. Kocanın hanımı üzerindeki hakları ise kocasının isteklerine saygı göstermek, kocasının namus, şeref ve haysiyetini korumak, tasarruflu olmak ve israf etmemektir.

Kadının aile içindeki en önemli sorumluluklarından biri, topluma, millete ve devlete yararlı ve terbiyeli evlatlar yetiştirmektir. Kur’an-ı Kerim’de aile hukuku, kadınların hakkına riayet edilmesi ve korunması hakkında birçok ayet bulunmaktadır. Maalesef günümüzde kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yaygınlaşmaktadır. Kur’an’da, kim bir insanı öldürürse tüm insanlığı öldürmüş gibi kabul edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu ayetin kadın hakları bağlamında ele alınmasının sebebi, modern toplumlarda bile kadın cinayetlerinin işlenmesi ve bu cinayetlerin dini gerekçelerle savunulmasıdır. Ancak İslam dini, hiçbir sebeple bir insanın başka bir insanı veya canlıyı kasten öldürmesine müsaade etmemektedir.

Allah, “Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık” buyurmaktadır. Kadın ve erkek olarak huzur ve mutluluğu sağlamak için birbirimize muhtacız. Bu nedenle birbirimizi incitmeden, karşılıklı haklara riayet ederek yaşamaya çalışmalıyız. Her iki taraf da birbirinin gönlünü almalı, hataları telafi etmeli ve helalleşme gayretinde olmalıdır.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.