Ana Baba Hakları

Ana baba hakları, insan hakları arasında özel bir yer tutar çünkü varlık sebebimiz olan ana babalarımıza olan borcumuz hiçbir zaman tam anlamıyla ödenemeyecek kadar büyüktür. Hayattayken onlara hürmet ve hizmet etmeli, vefatlarından sonra ise hayır dualarla anmalıyız. Kur’an-ı Kerim’de de ana babaya saygı ve hizmet konusu birçok ayette vurgulanmaktadır.

Ebeveynlerimiz, biz küçükken nasıl merhamet gösterdilerse, biz de büyüdüğümüzde onlara aynı merhametle yaklaşmalıyız. Onlar ahirete intikal ettiğinde geride bıraktıkları mal, vasiyet ve emanetlerine sahip çıkmak, özellikle de onların vasiyet ettiği hayır ve sadaka işlerini yerine getirmek, üzerimizdeki önemli ve ihmal edilemez haklardandır. Eğer ebeveynlerimizin borçları varsa, bu borçları ödemek ve mali ibadetlerinde eksiklik varsa bunları telafi etmek de görevlerimiz arasındadır.

Kur’an-ı Kerim’in Lokman Suresi 14. Ayetinde, “İnsana, anne-babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu zahmetle taşımış ve sütten kesimi iki yıl sürmüştür. Bana ve anne-babana şükret, dönüş banadır.” denilmektedir. Bu da gösteriyor ki, ebeveynlerimize karşı sorumluluklarımız sadece maddi değil, manevidir de.

Ebeveynlerimiz yaşlandığında ve bize ihtiyaç duyduklarında, onları sık sık ziyaret edip gönüllerini almalı, hasta ve düşkün duruma geldiklerinde hizmetlerinde bulunarak dualarını almalıyız. Zamanla bizim de aynı duruma düşeceğimizi düşünerek, bize olan ihtiyaçlarını unutmamalıyız.

Son olarak, her hakkın önemli olduğunu ve ihmal edilmesinin vahim sonuçlar doğurabileceğini hatırlatalım. Ancak ana baba hakkı, hem dünyada hem de ahirette ebedi sonuçları olan, ödenmesi zor bir haktır. Bu yüzden hayattayken onlara gereken hürmet ve hizmeti göstermeli, haklarını ödemeye çalışmalıyız.

Sayın Ali Polat’ın bu konudaki tüm açıklamasını izlemek için video bağlantısına tıklayınız.